Düşünü-yorum Yozlaşarak Yürüyoruz Bu Yollarda
Yazı Detayı
24 Mart 2018 - Cumartesi 11:12 Bu yazı 608 kez okundu
 
Yozlaşarak Yürüyoruz Bu Yollarda
Düşünü-yorum
 
 

“Kimsenin yaşama biçimine müdahale etmiyoruz!” ile söze başlarsınız…
Söylem güzel, ya icraat…
Kabataş yalanları ile mağduru oynarsınız.
Sonra itiraflarla rencide ettiğiniz toplumdan özür beklersiniz.
Ardından Osmanlı ile devam edersiniz.
Padişahlarını översiniz. Üstelik de en despotundan dem vurursunuz.
Diziler yapar, konferanslar düzenler, 5. Kuşak torunlarına kadar bilim yuvası Üniversitelerinizde ağırlarsınız.
Kitaplar yazar, köşe bucak ekranlarda methiyeler düzersiniz.
Olmadı televizyon ekranlarında cüppeli, sarıklı, feslilerle şov yaparsınız.
Adeta bir yozlaşma filminin figüranlığıyla sahne alırsınız.
Senaryolarınız “milli kültürünüz(?)” üzerinedir.
Sanki sadece sarık ve cüppeden ibaretmiş gibi.
Sanki sadece Osmanlı’dan ibaretmiş gibi.
Sanki sadece kahramanlık hikayelerinden ibaretmiş gibi.
Nerede Halk müziğiniz ve ozanlarınız.
Nerede sanat müziğiniz, Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş-i Veli.
Reitingi bile olmayan kanallarda boş saatler doldurduğunuz iki ney bir ritim.
Yöre yöre gelenekleriniz nerede. Oyunlarınız ve destanlarınız.
Ama yok, size bugünlere dair destanlar lazım.
Kahramanlık öyküleri ile haber kanallarında boy göstereceğiniz aktörlüğü kimselere bırakmayın sakın ha!
Vazgeçmeyin, mafya kılıklı tiplerle sevda filmleri düzmekten.
Bırakmayın, ötekileştirmeyi, bu coğrafyadaki insanları aşağılamayı.
Anlatmayın ve göstermeyin, iyiyi, doğruyu, sevgiyi ve barışı.
Yetmedi, Survivor programları ile uyutun.
Monologlarla avutun.
Yasaklarla bastırın.
Boşaltmayı hedeflediğiniz beyinleri doldurun hurafe ve yalanlarla.
Gündem değiştirin ki, kimse uğraşmasın rant ve talanlarla.

“Tek ülke, tek bayrak, tek…” dersiniz de, andınızı ve marşınızı tartışırsınız.
Dün açılım dediniz, T.C’yi ve toprağı tartışır noktaya geldiniz. Bugün ise, yaptıklarınızı unutturarak sözde destanlar düzüyorsunuz.
Yarın, ya maya tutarsa: Bayrağı da mı tartışacaksınız?
Ata’yı ve Atatürk’ü, ulusal kurtuluş savaşı kahramanlarını aşağıladığınız yetmiyormuş gibi, Lozan’a ve Cumhuriyet değerlerine de dil uzattınız.
Ve gittiniz Çanakkale topraklarında tribüne oynadınız. Saidi Nursileriniz ve din ulemalarınız ile kazandığınız (?) savaşı Ata’yı yasak savarcasına anarcasına. İmam-Hatiplerde ve Kur’an Kurslarında meydana gelen taciz ve tecavüzlere savcılarınız ile yayın yasağı koydurdunuz da, ekranlarda ve internet sayfalarında Atatürk’e “adıtürk” diyen alçaklara gıkınızı bile çıkarmadınız.
Bilginizi din ile, kültürünüzü din ile devşirirsiniz de, sözde din adamlarının pespayeliklerine sesinizi bile çıkarmazsınız.
Ümmetin aklı ile dalga geçercesine, kulluğu ve köleliği, biatı reva görürsünüz Anadolu insanına.
Bin yıldır bir arada, bir kaygıda, bir kavgada, bir coşkuda kucaklaşan topraklara senli benli tohumlar ekersiniz.
Ne adına, ne için?
Anadolu toprağının kan ağladığının farkında değil misiniz hala?
Yozlaşan kültür ile yobazlaşan bir ümmetin ihanetini görmezden mi geleceksiniz yoksa.
İncittiğiniz İslam’ı güncellemekten kastınız bu muydu?
Ya düşün İslam’ın yakasından ya da düşünün “ne oluyor bize” diye!
Öyle ya, siz hala kimsenin yaşama biçimine karışmıyorsunuz.

 
Etiketler: Yozlaşarak, Yürüyoruz, Bu, Yollarda,
Yorumlar
Haber Yazılımı